8 Mayıs 2008...8:03 am

Tek kale, çok takım…

Yorumlara Git

“Politikanın futbolla, futbolun da politikayla işi olmaz” lafına kimse inanmaz. Futbol; rekabeti barındırdığı veya kitlelerin ilgisini çekmeye başladığından beri sarmaş dolaşlar çünkü. Yani bir “top”a ilk ayak vurulduğundan beri…

Bu ilişki, farklı taraflar için şekli veya içeriğine göre ya meşruiyet kazanır, hatta övülür veya lanetlenir.

UEFA’nın adeta özür dileyerek cezalandırdığı Liverpoollu Robbie Fowler’in maden işçilerine verdiği destek hala övgüyle dilden dile dolaşır. İtalyan Paolo di Canio ise buram buram faşizm kokan eylemleri nedeniyle pek hayırlı anılmaz. Katalanlar’ın gururu Barcelona FC’nin “milliyetçi” duruşunu destekleyen kadar eleştiren var.

Politika kavramını da açmak lazım elbette. Daha doğrusu bunu dar anlamda algılamamak gerek. Hele Türkiye gibi siyasetin popülizme yeni bir anlam kazandırdığı ülkede futbolla siyasetin ilişkisi de tamamen bize özgü özellikler taşıyor. Belediye takımlarından şeref tribünündeki siyasilerin davranışlarına kadar sayısız ve eşsiz örnek bu bahiste anılmayı hak ediyor.

1 Yorum


Yorum Yapın