7 Ekim 2009

Bir bakış baktın…

Videoyu izlediğim site tek cümleyle anlatmış: If looks could kill!

Bu görüntüler daha iyi hangi kelimeler anlatır bilemedim. Barnsley’e de yenilen Ipswich Town 5 puanla 11. haftada ligin son sırasında. Uzatma dakikalarında yenilen golden sonra her soru her hocaya sorulmaz, hele Roy Keane gibi bir efsaneye hiç sorulmaz.  Bunu biz Şampiyonlar Ligi’nde Galatasaray’ın Olimpiyat stadında Real Sociedad’a yenilmesinden sonra Fatih Terim’den öğrenmiştik. Şimdi İngilizler de öğrenmiştir. Üstelik tek bir bakışla…

7 Ekim 2009

Chelsealı Naziler

Hedefte Kuzey Londra’daki Yahudilerin de takımı olan Tottenham var. Tottenham kulübünün şikayetine karşılık polis ve Chelsea kulübü kimliği belirlenen taraftarlar için gerekli işlemlerin yapılacağını açıkladı.

30 Eylül 2009

Mahkeme kararı temizleyici

15 Eylül 2009

Tek derdimiz buydu!

as

Ankaraspor küme düşürüleli birkaç saat olmuş ve tüm Türkiye’nin merak ettiği sorunun cevabını Hürriyet bulmuş.

Evet, maç fazlasıyla Fenerbahçe lider. Yaşasınnnn! Aman başlığa aldanıp da kesinleşmiş bir şey var sanılmasın daha ortada ne fol var ne de yumurta…

Allah bildiği gibi yapsın sizi. Hayır ondan sonra işler sarpa sarınca akil adamlığı da kimselere kaptırmazlar.

3 Eylül 2009

“Abramoviç’e FIFA freni”

Yetenekli sabi sübyanı ayartıp transfer edenlerden birine kallavi bir cezanın geleceği belliydi. Akla ilk gelene de patladı. Lens’in şikayetini haklı bulan FIFA, Chelsea’nin 2 transfer döneminde yeni oyuncu almasını yasakladı. Meselenin illaki bir CAS ayağı olacaktır, ancak Mavilerin olmadığı bir transfer dönemi futbolda ilk anda taşları yerinden oynatacaktır. Bu ceza, yerel federasyonları da cesaretlendirirse bir Bosman etkisinin daha ortaya çıkması beklenebilir.

Bu arada Demokles’in kılıcı Manchester United’in tepesinde sallanıyor. Bir soruşturma da onların aleyhine yürütülüyor. LeHavre’den Paul Pogba’yı ayartmakla suçlanan Manchesterliler eğer suçlu bulunurlarsa onlar da bir süre ellerindekiyle idare etmek zorunda kalabilirler.

Bize etkisi ne mi olur?

“Arda’nın Chelsea hayali sona erdi” Fotomaç

3 Eylül 2009

Seinfeld evreni

20 Ağustos 2009

“Mesut Bey”

13 Ağustos 2009

Derkenar

“Latin Amerika’da futbol ve politika arasındaki sınır belirsizdir. Ulusal takım yenildikten sonra iktidarı kaybetmiş veya devrilmiş hükümetlerin uzun bir listesi mevcuttur.”

Barselona ve İnter’in eski İspanyol futbolcu Luis Suarez

13 Ağustos 2009

Euro 2008 öncesinden

11 Ağustos 2009

Taksici

Mutlu ve geç biten bir maçın ertesi günü… Coşkunun faturası da kabarık oluyor. Kafam davul gibi, yataktan sürünerek kalkmışım, sesim çıkarken ızdırap veriyor. Evden nasıl çıktığımı hatırlamıyorum. İşe yetişmem lazım. Atladım taksiye. Yol uzun, trafik var. Haliyle sessizlik de çok uzun sürmedi. E gündem de malum. Böyle zamanlarda herkes futbol müptelası oluyor, yanıp tutuşuyor konuşmak, paylaşmak için. Maç kritiği yapıldı. Futbolcular da tek tek değerlendirildi. Laf Semih’e gelince; “Abi benim 5 aylık oğlumun adı da Semih” dedi. “Genç Semih’ten dolayı mı koydun ismini?” diye sordum gülerek.

“Tabiki abi! Gerçi hanım itiraz edecek oldu ama ikna ettim onu da”

“Nasıl ikna ettin?” deyivermişim üç vakte kadar baba olacak olmanın merakıyla.

“Abi hanım biraz dindardır çok şükür. 5 vakit muntazaman kılar. “Neden Kuran’dan koymuyoruz?” diye tutturacak oldu. Ben de nasıl müslümansın sen dedim. kaç rekat namazını kılıyorsun, her rekatında Semih diyorsun, bir de ismi beğenmiyorsun diye de payladım.

Şaşırınca da açıkladım: ‘Her rükudan kalkışta Semi(h)allahu limen hamideh demiyor musun?”

Eğer olur da bu yazıya rastlayacak olursa; Taksici kardeş, hala anlatıp gülüyorum hikayeni. Haberin olsun.